/>

Gamalı Baykuş

Hayatımın kadınıyla mutlu mesut yaşıyorum. Yazdıklarıma tahammül etmeme gerek kalmadı. Sağlıcakla.

Yok.

Varlık bir etki tepki meselesidir, insan varlığının farkına karşılaştığı engellerle varıyor bir yerde. Ne kadar engelle, tepkiyle karşılaşırsan o kadar var oluyorsun. Tabi bu hayata tepki olarak doğduğunuz anlamına gelmiyor elbette. Var olmak isteyen insan yaptıklarına karşılık bir şeyler duymak istiyor ya da orada oluşunu kanıtlayan davranışlar görmeye.

Bazen aynadaki silüetimi eskisi kadar net göremiyorum. Silinmeye durmuş bir görüntü misali duruyorum aynanın karşısında. Boş sokaklar yürüyüşüme aldırmamaya başlamış gibi, kalabalık olan sokaklardaysa ise koca cüsseme aldırmadan üzerime yürüyen insanlardan kaçmak zorunda kalıyorum.

Neredeyim ben? Var mıyım gerçekten de bu dünya üzerinde? Herhangi bir hayata dahil olup onu varlığımla etkileyebiliyor muyum? Yoksa sadece bir yanılgı mıyım?

Sokağın en kalabalık yerinde durup her gelene çarpmaya başlayacağım sonunda. Varoluşumu hissetmem gerek bir duvara ya da başka bir yere çarparak. Kim bilir, belki de yanılmıyorumdur. Bedenim de konuştuklarım gibi duvara çarpmak yerine hiç yokmuş gibi ardına geçip gider. Evrenin bu noktasından hiçliğin içine düşmek istemiyorum. Yazmam gerek. Klavyeye ya da kaleme dokunup kendimi var etmem gerek. Herkes gibi ben de yok olmaktan ve unutulmaktan korkuyorum.

Herkes için var olmama gerek yok aslında, bir kişinin varlığımın farkında olmasını istiyorum. Dikkat çekmek değil, var olmak bahsettiğim. Kanıt için avazım çıktığı kadar ben buradayım diye bağırmak değil, köşeyi döndüğüm anda görülmem gerek. Siliniyorum.

Not.

Öyle zamanlar oluyor ki bir paket sigarayı alıp, çakmak bile kullanmadan çiğneyerek yemek geçiyor içimden. O zaman içmiş sayılmıyoruz değil mi?

Eve bakıyorum hastalar diye sinirlendiğim bir şeyi anlatamıyorum. Dışarı bakıyorum sinirimi atacak bir şey yok. Bir şeye bir yorum yapıyorum yorum boğazımda kalıyor. 

E düşünüyorum “Şimdi ben bu şeye yorum yapsam mı yapmasam mı?” diye. Yapmamak akıl karı oluyor, sessiz çocuk oluyorum. Konuşuyorum konuştuklarım ya aptalca ya da saçma bulunuyor. 

Tavşanlar göründüklerinin aksine sinirli canlılar mı acaba? Böyle bir koşup bir durmak istemek, hareketlerini bir türlü düzene sokamamak buna benziyor çünkü.

Velhasıl, Gülyalı sahilinden selamlar. Sağlıcakla…

Gece.

Gökyüzü bir saattir kesintisiz homurdanıyordu, hatta öyle şiddetli ki evi titretecek kadar. Şimdi garip bir fırtınayla yağmur başladı, gökyüzü de homurtularının yerini parçalanmalara bıraktı. Yağmur yağmıyor da savaş oluyor gibi.
Sağlıcakla.

Marul iki yaşını dolduracak, şu sıralar çiçek açmak için kıvranıyor. Biraz daha büyüyünce küçük saksılara bölüp hatunumla paylaşmayı düşünüyorum.

Marul iki yaşını dolduracak, şu sıralar çiçek açmak için kıvranıyor. Biraz daha büyüyünce küçük saksılara bölüp hatunumla paylaşmayı düşünüyorum.

Not.

B sınıfından vazgeçtim, E sınıfı alacağım ehliyeti dedim. Babam, daha iyi olur senin için deyince kıllandım. Kamyon şoförü mü yapacak acaba bu adam beni?

13.

Bir kadınla tek solukta onüç ay, bir kadınla sonsuzluk isteği…

Q: Merak ediyorum. Bir adam bir kadın için değişirse, sevemez sanılan adam bir anda hassaslık abidesine dönüşürse. Her gün beş dakika görebilmek için her şeyi bırakıp kadına giderse, hayalleriyle uzun yıllar birlikte yaşayacakmış gibi şekillendirirse hayatını ve sarılırken kahakaha atarsa sebebpsiz.. niye gider? üstelik konuşmadan. Zayıf görünmek istemediğini öne sürüp, uzun net bir sebep belirtmeyen mesajlarla...
Asked by: Anonymous

Bir kaç ihtimal olabilir diye düşünüyorum. Birincisi değişimden sonra gelen hassaslığı yüzünden senin kaçırdığın bir şeylerle bu değişimi geçirdiğinden ötürü hayal kırıklığına uğramış olması ki bu tek başına böyle bir sona gidemez diye düşünüyorum. Bu hayal kırıklığını uzun süre içinde biriktirip en sonunda bundan yorulmuş olabilir.

Yapmış olduğu bir hatadan dolayı utanıp bunu sana zayıf görünmek istemediğini söyleyerek saklanıp kaçıyor olabilir ki bu da bana göre dünyanın en saçma durumu olmalı. Hatalar çözülemez değildir, İnsanlar hatalarını telafi edebiliyorlar bir şekilde. Kendi içine çöküp gitmenin anlamı yok benim gözümde.

Söylemek istemesem de geçirdiği değişim beklediği gibi sonsuza kadar sürmemiş, kendi içinde öldürmüştür güzel olabilecek her şeyi. Eğer böyle bir durumsa senin de bunun üzerinde düşünmen anlamsız. Fazlasıyla acı olarak geri dönecektir muhtemelen ona bu hareketi.

Bir de sevginin artık bitmiş olma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerek. Sonsuza kadar sürecek diye düşünmek tek başına geçerli değil dünya üzerinde.

En önemlisi de anonim. Bunu dışarıdan birinin bilmesi imkansız. Bu sorunun cevabı geçen bir konuşma ya da bakışta saklı olabilir. Bir diğer şekilde de karşındaki insanın içinde saklıdır, çoğu zaman da anahtarı senin elinde olan bir gizliliğin içinde. 

Kendine dikkat et.

Gibi.

Sol eliniz yazı yazmak ve diğer işler için daha iyi gelmiştir başlangıçta, sonra biri sizi sağ elle yazmaya alıştırır. İşlerinizin yarısını sol elle, yarısını sağ elle yapmaya başlarsınız. Hangisi daha gelişmiş bilemezsiniz, yaptığınız işler de seçimler gibi yarım yamalak olur ya hani… Onun gibi.

Not.

İsrailin en askeri alanında kollarımı açıp Filistinli olduğumu haykırmak istiyorum.

Yol için bir kaç müzik bırakabilir misiniz?